top of page
Öğretilemeyen Şeyler: Uzamın Sözü | Pelin Özer
İbrahim Güngör’e……. Dostluğun sayılmaz bereketiyle şükran…… Uzamın sözü var: Duymak için sessizliğe doğru usulca yayılmanı bekliyor. Günlerin makarasına dolanan bünyeler çoktan güneşe bırakmış kendini. Topyekûn. Oradan verecekleri meyvelerden yeni bir nesil doğacak. Medina’nın kuzey kapısından salacağın iççekiş güneye ulaştığında sen çoktaaaan dansa hazır kanatlarla donatılmış olacaksın. Çağ kendini gözden geçirirken dönüşen bir elementtir; çok çöller yuttu gövdelerini bunu
17 hours ago2 min read
Öğretilemeyen Şeyler: Yuva (I) | Pelin Özer
Tûba İmik’e yeni yuvası ve yuva tasavvuru için dostlukla……. I. Yuva sadece içe dönüş değildir diye düşündüm. Dışımızda bir yere; belirli bir adrese-kimliğe-cemiyete-bedene-eşe-dosta vesaire vesaire yerleşmekten ibaret de olamaz. Sanki o daha ziyade bizimle dolan, bizimle boşalan, ruhsal-bedensel postumuz. Kendinden büyük bir sözcük daha. Öyle ki sözcük değil de hayatı kavrayış olarak ele alınsa, yeridir. Ama bahsettiğim; elimizi kolumuzu bağlayıp, öznesini dumura uğratan ci
17 hours ago3 min read
Öğretilemeyen Şeyler: Susmak | Pelin Özer
I. Bir cümledir dolandı geçenlerde dilime. Bazen böyle olur. Hiç beklenmedik zamanda karşımıza çıkan, bununla kalmayıp bizi bağlamına beklenmedik bir hızla katan davetsiz anaforun insafında buluruz kendimizi. Biz —ne olur ne olmaz— her zaman yeniden işlenmeye, formatlanmaya, baştan başlatılmaya hazır olalım. O cümleyi görür görmez tanıdım. Sanırım içten içe arıyormuşum. Başka türlü hedef bile değilken avlanmam nasıl açıklansın. Peki o halde denilmiştir bir noktada. Öyleyse g
Sep 62 min read
bottom of page
