top of page
Öğretilemeyen Şeyler: Beden Giymek | Pelin Özer
I. Bedenin kumaş misali biçildiğine dair duyuşu yabana atmak imkânsız. Onu hem biz yaşamımızla biçiyoruz hem de tam anlamıyla tanımlayamadığımız bambaşka güçler biçiyor. Çifte eylemliliğin aktif-pasif öznesi; mahsulü meçhul toprağıyız. Bu ikili doğası nedeniyle bir yandan hâkimiz o bizi çepeçevre, sımsıkı saran bedene; bir yandan da onunla hep yeniden, yeri geliyor silbaştan tanışıp durmaya ayarlanmışız. Ta ki soluk misali ondan büsbütün soyunup bilinmeze geçiş yapana dek.
7 days ago3 min read
Öğretilemeyen Şeyler: Oku-ma Hücresi (I) | Pelin Özer
I. Oku-ma’daki buyruğa kulak kesildiğinde mutlak inzivaya erişeceksin. Anlamı beklenmedik anda tersine çevirme kudretini gösterdiğinde. Boşluğun göbek deliği(nde)sin. Hücre orada kalp misali atmakta. Buyruğa peşinen sırtını dönmeden evvel sözün yok-karanlığında dur. Anlam’a methiyeleri ardında bırak. Sıralamayı, üstüste-yanyana koymaları, ileri-geri meyilleri………… Kapıyı arala. Bir süre orada konaklayacaksın. Ölçüp biçme. Zihinde birikenlerden, deride kabuk bağlayanlardan sil
7 days ago1 min read
Öğretilemeyen Şeyler: RomanYazım (5)| Pelin Özer
1. Zaman zaman romanın ucuna bucağına hâkim olamıyoruz. Bir de bakmışız; altımızdan zemin, üstümüzden gök nasıl olduysa apansız çekilivermiş. Kendimizi hiç beklemezken böyle bir halde buluyoruz. Hazırlıksız yakalanmışız. Oysa altına imzamızı atacağımız anlam daha demin oradaydı. Nasıl sırra kadem basar. O, kanıtlanamasa da iliklerimize işlemiş an henüz çok netti zihnimizde. Rahatça yerleşmişti hafızamıza. Hadisenin tam kalbindeydik. Hiç düşünmeden bunun üzerine yeminler edebi
Jul 94 min read
bottom of page
