top of page
Öğretilemeyen Şeyler: Eşik | Pelin Özer
1. Eşikten geçişin kendine has bir bilinci var. O seçtiği —ya da rastgeldiği— Özne’nin ötesinde. Hayatta milimlik sapma. Dönüşmekte oluşun, imkânsız tekrarın vizyonu. Burkulan akış. Kafaya düşen saksı. Zaman harmanlayan sarsıntı. Karakter sanılan bir kurgu marifetinin alaşağı edilişi. Kafasına estiğinde sahneye çıkar o. Yine orada. İşte. Yönümüzü değiştirsek de tam karşımızda. Hayatın orta yerine beklenmedik serilişini izletiyor bize. İdrakin kaçınılmazlığına mim koyuyor. İpl
7 days ago2 min read
Öğretilemeyen Şeyler: RomanYazım (IV) | Pelin Özer
1. Bir zaman geliyor ve insan resmen romanın kendisini yazdığına tanıklık ediyor. Özünde kalemi oynatan artık o değildir. Yazan Özne’nin başta niyetlenmediğinden belki de kolay kolay benimsemeyeceği o müphem firarı. Böylesi bir ele geçirilişin kudretsizlik olduğunu düşünmedi hiç. Ona yol çizene bilenmedi. Bilakis bunu bilinç açıklığı olarak okudu. Kalemi elinde tutan’a muktedir olmadığını hatırlatan cool algı. Bir yandan roman ilerlemektedir. Hayat’ı askıya alıp yazısına k
Apr 43 min read
Öğretilemeyen Şeyler: Ölüm Kitabı | Pelin Özer
1. Son zamanlarda hangi kitapları okuduğumuza bakarak kendimize dair yabana atılamayacak boyutta bilgi sahibi olabiliriz. Kitapların birbirleriyle alakasızlıkları kadar ortak bir temaya yakın duruşları da aslında üstünden fazlaca vakit geçmeden hep birlikte değerlendirilmeleri gerekliliğini doğrulayacak göstergeler. Hevesle ve hayranlıkla, satırlarını çizerek, heyecanla alıntılar yaparak okuduklarımız kadar elimizden hızla düşürdüklerimiz, veryansın ettiklerimiz, bir daha hiç
Mar 304 min read
bottom of page
