top of page

Öğretilemeyen Şeyler: Oku-ma Hücresi (I) | Pelin Özer

  • 2 days ago
  • 1 min read

I. 


Oku-ma’daki buyruğa kulak kesildiğinde mutlak inzivaya erişeceksin.

Anlamı beklenmedik anda tersine çevirme kudretini gösterdiğinde.

Boşluğun göbek deliği(nde)sin.

Hücre orada kalp misali atmakta.


Buyruğa peşinen sırtını dönmeden evvel sözün yok-karanlığında dur.

Anlam’a methiyeleri ardında bırak.

Sıralamayı, üstüste-yanyana koymaları, ileri-geri meyilleri…………


Kapıyı arala.

Bir süre orada konaklayacaksın.


Ölçüp biçme.

Zihinde birikenlerden, deride kabuk bağlayanlardan silkelen.

Buyruğun usul usul bambaşka hayatlar kurduğu zamanları hatırla.



II.


İdrak yağmuruna tutulup kıpırtısız kalmıştın.

Yıldızlar sekmişti gövdenden.

Alev almıştın.


Buyruk yeni hayatlara işçi.

Görünmez, duyulmaz çalışkanı evrenin.

Tüylerde tüy misali sezilen seyirme.

Hücrede seninle.


Harcını karıyor.

Yapısını kuruyor.



III. 


Tüm benliğiyle sana açılan o masum mekândasın.

Beş duyunun memleketi yerin yurdun pusulan.

Ki mekân da beden.

Bazı katmanlarda bedene giydirilmiş.



Topraklanmış sandığın kanatlı.

Parşömenler, rulolar, gök haritaları toza bulanmış.

Kök bellediğin ağaca takılı muska çiçeği.


Duyumsayışın ateşini körükle.

Önünü ardını tasarlamadan oku-ma’ya odaklan.

Karanlık inzivada(ki) oluşa.


Rastgele cümleler değil hayatımız.

Rastgele cümleler değil hayatımız.



IV.


Sürüklenişimiz bile değil rastgele.

Nafile cümlelere süs olmaya gelmedik.


Telaşa mahal yok.

Buyruk net.

Hücre somut.

Oku-ma.



V.


Tüm kitaplardan sıyrıldığını hayal et.

Birikmişlikten kıvrılarak çıkan öz’e bile isim verme.

Belki de O şafağın tohumudur.


Derin derin soluk al.

Yeni oluşu(mu)n hazzına var.

Ardından bir soluk daha, bir daha…….

Zaman sicimine dolandıkça açılan bir Sen.

Beklenmedik tezahür.

Sözcük-harf-hece-ses. 

Soyulmuş bedeninden, zihninden.

Yola koyulmak için yüz çevirmiş yollardan.



VI.


Oku-ma hücresindesin.

Sessizliğin boşlukla bütünleşip yüklerden arın(dır)dığı yerde.

O uzamda sarsıntı etkisinden sıyrılmış.

Doğa kıvrımları kendini harf suretinde yansıtmış.

Sana yeni bir Sen armağan etmiş.

Hücre Sen. 

O hal’de şimdi artık okumaya başlayabilirsin.

 
 

Recent Posts

See All
Öğretilemeyen Şeyler: Beden Giymek | Pelin Özer

I. Bedenin kumaş misali biçildiğine dair duyuşu yabana atmak imkânsız. Onu hem biz yaşamımızla biçiyoruz hem de tam anlamıyla tanımlayamadığımız bambaşka güçler biçiyor. Çifte eylemliliğin aktif-pasi

 
 
Öğretilemeyen Şeyler: RomanYazım (5)| Pelin Özer

1. Zaman zaman romanın ucuna bucağına hâkim olamıyoruz. Bir de bakmışız; altımızdan zemin, üstümüzden gök nasıl olduysa apansız çekilivermiş. Kendimizi hiç beklemezken böyle bir halde buluyoruz. Hazır

 
 
Öğretilemeyen Şeyler: Doğum | Pelin Özer

17 Haziran’a, dolaysızca……... 1. Doğumun kutsallığına dair tefekküre dalacak genişliğe daha ilk andan eriştiysek eğer —evet evet, mümkün bu— onun bizden esirgenmiş olduğunu iddia etmek aklımıza bile g

 
 

© 2026 by Pelin Özer

 
bottom of page